Kepçe kulak ameliyatı (otoplasti), kulağın yalnızca başa daha fazla yaklaştırılması işlemi değildir. Kulak kepçesinin başla yaptığı açı, kulak kıkırdağındaki doğal kıvrımlar, kulağın büyüklüğü, iki kulak arasındaki asimetri ve kulak memesinin konumu birlikte değerlendirilir.
Kepçe kulak görünümünde bazı kişilerde temel problem antiheliks adı verilen doğal kıvrımın yeterince gelişmemesi, bazı kişilerde kulağın başla yaptığı açının artması veya konkal kıkırdağın belirginliği olabilir. Birden fazla anatomik özellik de aynı anda bulunabilir.
Dr. Atilla Fesli’nin yaklaşımında otoplastinin amacı kulağı mümkün olduğunca başa yapıştırmak değildir. Kulağın doğal kıvrımlarını koruyarak yüz ve baş yapısıyla uyumlu bir konum oluşturmak hedeflenir.
Kepçe kulak ameliyatı çocukluk döneminde yapılabildiği gibi yetişkinlerde de uygulanabilir. Çocuklarda ise yalnızca anatomik uygunluk değil, çocuğun operasyonu istemesi, süreci anlayabilmesi ve psikolojik olarak hazır olması da önemlidir.

Kepçe kulak, kulak kepçesinin baştan normalden daha belirgin ayrıldığı görünümü tanımlamak için kullanılan yaygın bir ifadedir.
Bu görünüm tek bir anatomik nedenden kaynaklanmayabilir.
Kulaktaki doğal antiheliks kıvrımının yeterince oluşmaması, konkal kıkırdağın fazla belirgin olması veya kulağın başla yaptığı açının artması kepçe kulak görünümüne katkıda bulunabilir.
Kepçe kulak işitme problemi anlamına gelmez. Çoğu hastada konu dış kulağın şekli ve konumuyla ilgilidir.
Otoplastinin amacı kulağın başla olan ilişkisini yeniden düzenlemek ve gerekli olduğunda eksik veya yetersiz kıkırdak kıvrımlarını şekillendirmektir.
Bazı hastalarda kulağın belirginliğinin azaltılması yeterliyken bazı hastalarda kıkırdak kıvrımlarının da yeniden oluşturulması gerekir.
Kulak memesi veya kulağın diğer bölümlerinde belirgin bir uyumsuzluk varsa bunlar da değerlendirmeye dahil edilebilir.
Amaç olabildiğince geride duran bir kulak değil, doğal görünen bir kulak pozisyonudur.
Otoplasti çocukluk döneminde uygulanabilen estetik cerrahi operasyonlarından biridir.
Genellikle kulak gelişiminin önemli bölümünü tamamladığı okul öncesi veya okul çağı döneminden itibaren, sıklıkla yaklaşık 5–6 yaş ve sonrasında değerlendirme yapılabilir.
Ancak yalnızca yaş sayısına göre ameliyat kararı verilmez.
Kulağın gelişimi, çocuğun genel sağlık durumu, cerrahi süreci anlayabilmesi ve ameliyatı gerçekten istemesi önemlidir.
Ebeveynlerin çocuğun görünümü konusunda duyarlı olması önemlidir ancak yalnızca ebeveynin estetik beklentisi nedeniyle çocuk üzerinde ameliyat baskısı oluşturulmamalıdır.
Çocuğun kendi kulaklarından rahatsız olması, değişiklik istemesi ve ameliyat sonrası bakım sürecine uyum sağlayabilecek durumda olması kararın önemli parçalarıdır.
Özellikle okul döneminde kulak görünümü nedeniyle sosyal veya psikolojik rahatsızlık yaşayan çocuklarda bu durum görüşme sırasında aileyle birlikte değerlendirilir.
Dr. Atilla Fesli’nin yaklaşımında çocuğun isteği ve psikolojik hazırlığı cerrahi planlamanın bir parçasıdır.
Evet.
Otoplasti yalnızca çocuklara uygulanan bir operasyon değildir.
Çocukluk döneminde ameliyat olmamış veya kulak görünümünden yetişkinlik döneminde rahatsızlık duymaya başlamış kişiler de uygun sağlık koşullarında otoplasti açısından değerlendirilebilir.
Yetişkinlerde kıkırdağın özellikleri çocuklardan farklı olabileceğinden kullanılacak cerrahi teknik buna göre planlanabilir.
Dr. Atilla Fesli ile yapılan otoplasti görüşmesinde yalnızca “Kulak ne kadar geriye alınabilir?” sorusuna bakılmaz.
Kulakların başla yaptığı açı, antiheliks kıvrımı, konkal kıkırdağın büyüklüğü ve derinliği, kulak üst bölümünün pozisyonu, kulak memeleri ve sağ-sol kulak arasındaki doğal farklılıklar birlikte değerlendirilir.
Kulağın yalnızca önden değil, yandan ve arkadan görünümü de önemlidir.
Daha önce geçirilmiş kulak ameliyatları, travmalar ve yara izi öyküsü de cerrahi planlamaya dahil edilir.
Otoplastide kullanılacak teknik kulağın anatomik problemine göre değişir.
Çoğu teknikte kulak arkasında planlanan bir kesiyle kıkırdak yapıya ulaşılabilir.
Kıkırdak dokusu uygun cerrahi yöntemlerle şekillendirilebilir, gerekli kıvrımlar oluşturulabilir ve kulağın başla yaptığı açı düzenlenebilir.
Bazı tekniklerde kıkırdağa kontrollü şekillendirme uygulanırken bazı hastalarda dikiş tekniklerinden yararlanılır.
Amaç kıkırdağın doğal yapısını mümkün olduğunca koruyarak kalıcı ve doğal görünümlü kıvrımlar oluşturmaktır.
Antiheliks, kulak kepçesinin doğal görünümünü oluşturan önemli kıkırdak kıvrımlarından biridir.
Bu kıvrım yeterince gelişmediğinde kulağın üst bölümü daha düz ve öne doğru belirgin görünebilir.
Uygun hastalarda otoplasti sırasında antiheliks kıvrımı cerrahi olarak yeniden şekillendirilebilir.
Ancak her kepçe kulak hastasında problem antiheliks değildir.
Bu nedenle cerrahi teknik kulağın gerçek anatomik nedenine göre seçilmelidir.
Konka, kulak kepçesinin kulak kanalına yakın olan daha derin çanak biçimli bölümüdür.
Bazı hastalarda bu bölgenin belirgin veya derin olması kulağın baştan daha fazla ayrılmasına katkıda bulunabilir.
Bu durumda yalnızca antiheliks kıvrımını oluşturmak yeterli olmayabilir.
Uygun hastalarda konkanın pozisyonuna veya şekline yönelik cerrahi düzenlemeler de yapılabilir.
Hayır.
Kepçe kulak ameliyatındaki amaç kulağı başa yapıştırmak değildir.
Aşırı geriye alınmış bir kulak da doğal görünmeyebilir ve kulağın anatomik kıvrımlarının bozulmasına neden olabilir.
Dr. Atilla Fesli’nin yaklaşımında kulak ile baş arasındaki doğal ilişki korunarak belirginliğin azaltılması hedeflenir.
İnsan vücudunun diğer bölgelerinde olduğu gibi iki kulak da doğal olarak tamamen aynı değildir.
Kulakların büyüklüğü, kıvrımları, başla yaptığı açı veya kulak memelerinin konumu arasında ameliyat öncesinde farklılık bulunabilir.
Otoplasti bu asimetrileri azaltabilir ancak milimetrik ve matematiksel olarak kusursuz simetri garanti edilemez.
Amaç iki kulağın birbirine ve yüzün genel yapısına daha dengeli görünmesini sağlamaktır.
Otoplasti izsiz bir ameliyat değildir.
Klasik tekniklerin çoğunda kesi kulak arkasındaki doğal kıvrım içerisinde planlandığı için izin karşıdan bakıldığında görünürlüğü sınırlı olabilir.
Ancak her cerrahi kesi yara izi oluşturur.
İzin görünümü kullanılan teknik, kişinin yara iyileşme özellikleri ve ameliyat sonrası süreçten etkilenir.
Nadiren belirgin, kalın veya kabarık yara izi gelişebilir.
Bu nedenle eski metindeki “daha sonra hiçbir izle karşılaşılmaz” ifadesini kullanmak doğru değildir.
Anestezi seçimi hastanın yaşına, operasyonun kapsamına ve bireysel koşullara göre belirlenir.
Küçük çocuklarda operasyon sırasında hareket kontrolü ve konfor nedeniyle genel anestezi tercih edilebilir.
Daha büyük çocuklarda ve yetişkinlerde uygun durumlarda lokal anestezi ve sedasyon gibi seçenekler değerlendirilebilir.
Dr. Atilla Fesli ve anestezi ekibi hasta güvenliği ve yapılacak cerrahinin kapsamına göre en uygun yöntemi belirler.
Otoplastinin süresi yapılacak işlemlere ve kulak anatomisine göre değişir.
Her iki kulağın düzeltilmesi, belirgin asimetri bulunması veya ek kulak şekil bozukluklarının ele alınması operasyon süresini etkileyebilir.
Bu nedenle her hasta için kesin olarak “1,5–2 saat sürer” demek yerine ameliyat süresi kişisel cerrahi plana göre belirlenmelidir.
Otoplasti birçok uygun hastada günübirlik cerrahi kapsamında gerçekleştirilebilir.
Hasta ameliyat sonrasında belirli bir süre takip edildikten sonra aynı gün taburcu edilebilir.
Ancak yaş, anestezi yöntemi, gerçekleştirilen operasyonun kapsamı ve hastanın sağlık durumuna göre hastanede takip süresi değişebilir.
Özellikle çocuk hastalarda taburculuk kararı klinik durum ve anestezi sonrası iyileşmeye göre verilir.
Ameliyat sonrasında kulakları korumak ve erken iyileşme döneminde kontrol sağlamak amacıyla bandaj veya farklı pansuman yöntemleri kullanılabilir.
Sonraki dönemde özellikle uyku sırasında kulağın istemsiz olarak katlanmasını veya travmaya uğramasını önlemek amacıyla kafa bandı önerilebilir.
Ancak bandajın ve kafa bandının ne kadar süre ve hangi saatlerde kullanılacağı kullanılan tekniğe göre değişebilir.
Bu nedenle standart bir süre yerine Dr. Atilla Fesli’nin ameliyat sonrası protokolü takip edilmelidir.
Otoplasti sonrasında kulaklarda şişlik, hassasiyet, morluk, gerginlik ve geçici duyu değişiklikleri görülebilir.
İlk günlerde kulakların normalden daha gergin veya farklı görünmesi mümkündür.
Şişlik azaldıkça ve dokular yerleştikçe kulakların görünümü daha doğal hale gelir.
Masa başı işe veya okula dönüş bazı hastalarda daha erken mümkün olabilir ancak kulakların darbe ve katlanmaya karşı korunması iyileşme döneminde özellikle önemlidir.
Okula dönüş yalnızca ameliyattan sonra geçen gün sayısına göre belirlenmemelidir.
Çocuğun iyileşmesi, şişlik ve hassasiyetin durumu ve okul ortamında kulağın travmaya uğrama ihtimali dikkate alınır.
Özellikle beden eğitimi, temas sporları ve çocukların birbirleriyle fiziksel temasının yoğun olduğu aktiviteler için daha uzun süre korunma gerekebilir.
Dr. Atilla Fesli ameliyat sonrası kontrollerde okula ve fiziksel aktivitelere dönüş zamanını çocuğa özel olarak belirler.
Hafif günlük aktivitelerle temas sporlarının riskleri aynı değildir.
Kulakların bükülmesine, çekilmesine veya darbeye maruz kalmasına neden olabilecek aktiviteler erken iyileşme döneminde sınırlandırılmalıdır.
Futbol, basketbol, dövüş sporları ve benzeri fiziksel temas içeren aktivitelerde daha kontrollü dönüş gerekir.
Kesin süre kullanılan cerrahi teknik ve iyileşme durumuna göre belirlenir.
Kepçe kulak ameliyatı temel olarak dış kulak kepçesinin şekli ve pozisyonuna yönelik bir işlemdir.
Standart estetik otoplasti iç veya orta kulağa yönelik bir işitme ameliyatı değildir.
Bu nedenle kepçe kulak görünümünün düzeltilmesi işitme fonksiyonunu artırmak amacıyla yapılmaz.
Önceden mevcut işitme problemi bulunuyorsa bunun ayrıca kulak burun boğaz uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Otoplasti de diğer cerrahi operasyonlar gibi risksiz değildir.
Kanama, hematom, enfeksiyon, şişlik, yara iyileşmesinde gecikme, belirgin veya kabarık iz ve geçici ya da nadiren kalıcı duyu değişiklikleri meydana gelebilir.
İki kulak arasında asimetri, kontur düzensizlikleri veya kıkırdak kıvrımlarında istenmeyen şekil değişiklikleri oluşabilir.
Kullanılan kalıcı dikişlerle ilişkili olarak dikişin ele gelmesi, reaksiyon oluşturması veya açığa çıkması gibi problemler görülebilir.
Bazı hastalarda kulağın zaman içerisinde kısmen yeniden öne doğru hareket etmesi veya revizyon cerrahisi gereksinimi ortaya çıkabilir.
Otoplasti kulak kıkırdağının şekil ve pozisyonunda uzun dönemli değişiklik oluşturmayı hedefler.
Ancak hiçbir cerrahi işlem için sonuçların ömür boyu hiç değişmeyeceği garanti edilemez.
Kıkırdak yapısı, iyileşme süreci, travma veya kullanılan cerrahi tekniğe bağlı olarak zaman içerisinde değişiklikler görülebilir.
Özellikle erken iyileşme döneminde kulağın travmadan korunması önemlidir.
Otoplasti yalnızca klasik kepçe kulak görünümüne yönelik değildir.
Kulak üst bölümündeki kıvrım bozuklukları, bazı doğumsal kıkırdak şekil farklılıkları, belirgin kulak asimetrileri ve kulak memesiyle ilgili problemler de uygun hastalarda değerlendirilebilir.
Travma veya daha önce geçirilmiş operasyonlara bağlı deformiteler için de rekonstrüktif cerrahi seçenekler bulunabilir.
Ancak bu operasyonların her biri standart kepçe kulak ameliyatından farklı cerrahi planlama gerektirebilir.
Evet, bazı hastalarda kulağın yalnızca baştan uzaklığı değil toplam büyüklüğü veya belirli bölümlerinin oranları da rahatsızlık oluşturabilir.
Bu durumda kulak küçültme amacıyla farklı otoplasti teknikleri değerlendirilebilir.
Ancak kulağın büyüklüğünü azaltmaya yönelik işlemlerde kesi ve yara izi planı klasik kepçe kulak ameliyatından farklı olabilir.
Amaç kulağı mümkün olduğunca küçültmek değil, baş ve yüz oranlarıyla daha dengeli bir kulak yapısı oluşturmaktır.
Ameliyat sonrası kontrollerde kesi bölgesi, şişlik, kulakların pozisyonu, kıkırdak kıvrımları ve sağ-sol farkları değerlendirilir.
Kullanılan dikiş türüne göre dikişlerin alınması gerekebilir veya kendiliğinden eriyen materyaller kullanılabilir.
Bandaj ve kafa bandı kullanımı da iyileşme sürecine göre düzenlenir.
Çocuk hastalarda özellikle oyun, okul ve spor sırasında kulakların travmadan korunmasına yönelik öneriler aileyle paylaşılır.
Kepçe kulak ameliyatının tıbbi adı nedir?
Kepçe kulak ve farklı dış kulak şekil bozukluklarına yönelik estetik cerrahiler genel olarak otoplasti olarak adlandırılır.
Kepçe kulak neden oluşur?
Antiheliks kıvrımının yeterince gelişmemesi, konkal kıkırdağın belirginliği veya kulağın başla yaptığı açının artması gibi anatomik özelliklerden kaynaklanabilir.
Kepçe kulak işitme problemi yapar mı?
Klasik kepçe kulak görünümü genellikle işitme kaybı anlamına gelmez. İşitmeyle ilgili bir şikâyet varsa ayrıca KBB değerlendirmesi gerekir.
Kepçe kulak ameliyatı kaç yaşında yapılır?
Sıklıkla yaklaşık 5–6 yaş ve sonrasında değerlendirilebilir. Ancak yalnızca yaş değil, kulak gelişimi, çocuğun genel durumu ve operasyona psikolojik olarak hazır olması önemlidir.
Çocuğumun kulağı kepçeyse mutlaka ameliyat ettirmeli miyim?
Hayır. Kepçe kulak tek başına ameliyat zorunluluğu oluşturmaz. Çocuğun kendi görünümünden rahatsızlığı ve cerrahiye yaklaşımı önemlidir.
Yetişkinlerde kepçe kulak ameliyatı yapılabilir mi?
Evet. Otoplasti için üst yaş sınırını belirleyen tek bir sayı yoktur. Genel sağlık durumu uygun yetişkinler de değerlendirilebilir.
Ameliyatta kulak kıkırdağı kesiliyor mu?
Kullanılan tekniğe göre kıkırdağa şekil verilebilir, dikişlerle yeni kıvrımlar oluşturulabilir veya gerekli durumlarda daha farklı kıkırdak işlemleri uygulanabilir. Her hastada aynı yöntem kullanılmaz.
Kulaklar tamamen başa yapıştırılır mı?
Hayır. Amaç kulağı mümkün olduğunca geriye almak değil, doğal kulak-baş ilişkisini oluşturmaktır.
İki kulağım tamamen aynı olur mu?
Doğal kulaklar da tamamen simetrik değildir. Cerrahi belirgin asimetriyi azaltmayı hedefleyebilir ancak kusursuz simetri garanti edilemez.
Kepçe kulak ameliyatı iz bırakır mı?
Evet. Cerrahi kesi iz bırakır. Çoğu teknikte kesi kulak arkasındaki kıvrıma yerleştirildiği için önden görünürlüğü sınırlı olabilir.
Ameliyattan sonra kafa bandı kullanılır mı?
Uygun hastalarda kullanılabilir. Kullanım şekli ve süresi yapılan cerrahiye göre Dr. Atilla Fesli tarafından belirlenir.
Kepçe kulak tekrar açılır mı?
Kıkırdak ve iyileşme özelliklerine bağlı olarak zaman içerisinde belirli miktarda değişiklik meydana gelebilir. Nadiren revizyon gerekebilir.
Ameliyat işitmeyi değiştirir mi?
Standart otoplasti dış kulak kepçesinin şekline yöneliktir ve işitmeyi iyileştirmek amacıyla uygulanmaz.
Otoplasti sonrası ne zaman okula dönülebilir?
Çocuğun iyileşmesine ve okulda kulağın travmaya uğrama riskine göre belirlenir. Temas içeren aktivitelerden daha uzun süre uzak durulması gerekebilir.
Otoplasti sonrası ne zaman spor yapılabilir?
Spora dönüş sporun türüne göre değişir. Kulağın bükülme veya darbe riski bulunan temas sporlarında daha uzun korunma gerekebilir.
Büyük kulaklar küçültülebilir mi?
Uygun hastalarda kulak küçültmeye yönelik farklı cerrahi teknikler değerlendirilebilir.
Kulak memesi de düzeltilebilir mi?
Evet. Kulak memesinde büyüklük, şekil veya asimetri gibi problemler varsa ayrı olarak değerlendirilebilir.
Kepçe kulak ameliyatı Antalya veya Katar’da yapılabilir mi?
Kepçe kulak ameliyatı, otoplasti ve diğer dış kulak estetiği işlemleri için Dr. Atilla Fesli ile Antalya, Türkiye veya Doha, Katar’da değerlendirme ve cerrahi planlama görüşülebilir.
Kepçe kulak ameliyatı (otoplasti), kulak asimetrileri, kulak küçültme ve diğer dış kulak şekil bozukluklarının değerlendirilmesi için Dr. Atilla Fesli ile Antalya, Türkiye veya Doha, Katar’da görüşme planlanabilir.
Muayenede yalnızca “Kulak ne kadar geriye alınabilir?” sorusuna cevap aranmaz.
Antiheliks kıvrımı, konkal kıkırdak, kulak-baş açısı, kulak memesi, kulak büyüklüğü ve iki kulak arasındaki doğal farklılıklar birlikte değerlendirilir.
Çocuk hastalarda bunlara ek olarak çocuğun cerrahiyi istemesi, süreci anlayabilmesi ve ameliyat sonrası bakım sürecine uyum sağlayabilmesi dikkate alınır.
Böylece Dr. Atilla Fesli tarafından Antalya veya Doha’da gerçekleştirilecek otoplasti için hastanın anatomisine uygun cerrahi yaklaşım planlanabilir.
Kepçe kulak ameliyatında amaç kulağı başa yapıştırmak değildir.
Kulaktaki her kıvrımın yüzün genel görünümünde bir işlevi vardır. Bu nedenle başarılı bir otoplasti planında yalnızca kulağın açısını azaltmak değil, doğal kıkırdak kıvrımlarını ve iki kulak arasındaki dengeyi korumak önemlidir.
Dr. Atilla Fesli’nin yaklaşımında hedef, ameliyat edilmiş görünümü belirgin bir kulak değil; yüzün bütünü içerisinde daha az dikkat çeken, doğal ve dengeli bir kulak görünümüdür.
Dr. Atilla Fesli
Antalya, Türkiye • Doha, Qatar
Natural. Balanced. Still You.