https://atillafesli.com/
Skip to contentGöz kapağı estetiği (blefaroplasti) bazen yapısal nedenlerle genç yaşta bile, bazen ilerleyen yaş ve/veya yorucu yaşam tarzı nedeni ile göz kapaklarında oluşan değişiklikleri ve kişiyi olduğundan daha yıpranmış gösteren fazla deriyi düzeltir. Bu değişiklikler üst ve alt göz kapaklarında bollaşma, torbalanma, sarkma, alt kapaklarda şişlik (fıtıklaşma), çizgilerde artış, göz kenarlarının aşağı doğru sarkması, morarmalar şeklinde kendini gösterebilir. Bu değişmeler kişiyi hem olduğundan yaşlı, hem de yorgun ve rahatsız gibi gösterir. Ayrıca üst göz kapağındaki aşırı gevşeklik ve sarkma, göz açıklığını daraltarak görme alanının küçülmesine neden olabilir; alt göz kapağındaki aşırı gevşeme ise alt göz kapağının dışa dönmesine yol açarak ektropion denilen bir duruma neden olur ki; bu hem görüntü olarak çok çirkindir, hem de gözde kanlanma ve batmalara neden olarak rahatsızlık verir. Bu gibi durumlarda blefaroplasti ameliyatı kaçınılmaz olur.
Estetik cerrahinin çok iyi sonuçlar alabileceği bu tabloda uygulanacak yöntem estetik cerrahın tercihine bağlı olmakla birlikte temel olarak şu işlemler yapılır: Üst göz kapağından mekik şeklinde bir deri-kas tabakası çıkarılarak derideki gevşeme gerginleştirilir. Hastanın ihtiyacına göre göz çukuru içindeki yağlardan bir kısım çıkarmak gerekebilir. Yapılacak işlemler bittiğinde kesi yeri tam göz kapağı kıvrımına oturtulmuş olacağından oldukça belirsiz bir iz oluşur. Alt göz kapağında tam kirpiklerin altından bir kesi ile girilir, fazlalık kas, göz çukuru yağı, ve gerektiği kadar deri çıkarılır; gerekirse torbalanmayı düzeltmek için kas tabakasına takviye yapılır. Eğer ektropion gelişmişse kama şeklinde bir kısım alt göz kapağı çıkartılır ve gerginlik sağlanır. Kesi dikildiğinde alt kirpiklerin altında yerleşen yara izi zamanla oldukça belirsiz hale gelir.

Göz kapağı ve kaş cerrahisinin amacı yalnızca fazla deriyi çıkarmak değildir.
Üst göz kapağındaki deri fazlalığı, yağ dokusunun dağılımı, kaşın konumu, alt göz kapağındaki torbalanma ve gevşeme, göz altı oluğu ve çevre dokuların desteği birlikte değerlendirilebilir.
Bazı hastalarda sorun esas olarak üst göz kapağındayken, bazılarında kaşın aşağı doğru yer değiştirmesi üst kapakta fazlalık varmış gibi bir görünüm oluşturabilir.
Hedef, göz çevresindeki ağırlık ve yorgunluk ifadesini azaltırken kişinin doğal göz anatomisini korumaktır.
Üst göz kapağında belirgin deri fazlalığı, göz çevresinde ağırlık hissi veya yorgun görünüm, alt göz kapağında torbalanma ya da kaş ve temporal bölgede düşüklük bulunan kişiler cerrahi açıdan değerlendirilebilir.
Uygunluk yalnızca yaşa göre belirlenmez.
Genetik özellikler nedeniyle bazı kişilerde göz kapağı değişiklikleri daha erken yaşlarda ortaya çıkabilirken bazı kişilerde ileri yaşlara kadar sınırlı kalabilir.
Genel sağlık durumu, göz sağlığı, mevcut anatomik problem ve hastanın beklentileri birlikte değerlendirilir.
Her yorgun göz görünümü blefaroplasti gerektirmez.
Sorun esas olarak kaş düşüklüğü, hacim kaybı, pigmentasyon, cilt kalitesi veya göz altındaki anatomik oluklardan kaynaklanıyorsa yalnızca göz kapağı ameliyatı istenilen sonucu sağlamayabilir.
Kuru göz, bazı oftalmolojik hastalıklar, kontrol altında olmayan sistemik hastalıklar veya yara iyileşmesini etkileyebilecek durumlar cerrahi planlama açısından ayrıca değerlendirilmelidir.
Ayrıca göz şeklini tamamen değiştirme veya kusursuz simetri oluşturma beklentisi cerrahinin gerçekçi sınırları içerisinde olmayabilir.
Göz kapağı görüşmesinde göze tek başına bakmıyorum.
Üst kapak derisi, kaş yüksekliği ve şekli, göz kapağı-kirpik ilişkisi, alt kapak desteği, yağ paketleri, göz altı oluğu, elmacık kemiği ve orta yüz desteği birlikte değerlendirilir.
Sağ ve sol göz arasındaki doğal asimetriler de ameliyat öncesinde belirlenir.
Daha önce geçirilmiş göz kapağı veya yüz cerrahileri, botulinum toksin ve dolgu uygulamaları ile göz kuruluğu veya başka göz problemlerinin bulunup bulunmadığı da önemlidir.
Amaç, problemin gerçekten göz kapağından mı yoksa çevresindeki yapılardan mı kaynaklandığını belirlemektir.
Her hastada standart miktarda deri veya yağ çıkarmak doğru bir yaklaşım değildir.
Üst göz kapağı cerrahisinde fazla deri ve gerektiğinde yağ dokusu hastanın anatomisine göre düzenlenebilir. Burada fazla doku çıkarmaktan kaçınmak ve göz kapağının doğal fonksiyonunu korumak önemlidir.
Alt göz kapağında uygun hastalarda transkonjonktival blefaroplasti ile işlem göz kapağının iç yüzünden gerçekleştirilebilir. Böylece dışarıdan görünen bir cilt kesisi gerekmeyebilir.
Bazı hastalarda ise cilt fazlalığı veya alt kapak desteğine ilişkin problemler nedeniyle farklı veya ek cerrahi yaklaşımlar gerekebilir.
Göz altındaki hacim eksikliğinde yağ dokusunun yeniden konumlandırılması veya yağ transferi değerlendirilebilir.
Kaş veya temporal bölgedeki düşüklük göz çevresindeki görünümü etkiliyorsa kaş kaldırma veya temporal lift gibi işlemler de planlamaya dahil edilebilir.
Temel yaklaşımım, mümkün olduğunca fazla doku çıkarmak değil; doğru anatomik probleme doğru müdahaleyi yapmaktır.
Yapılacak işlemin kapsamına göre lokal anestezi, sedasyon veya genel anestezi seçenekleri değerlendirilebilir.
Sadece üst göz kapağına yönelik sınırlı bir işlem ile üst-alt göz kapağı, kaş veya temporal bölgenin birlikte ele alındığı bir cerrahinin anestezi ve ameliyat planı aynı olmayabilir.
İşlemler uygun klinik veya ameliyathane koşullarında gerçekleştirilir ve anestezi yöntemi hasta ile yapılacak işlemin özelliklerine göre belirlenir.
Ameliyattan sonraki ilk günlerde göz çevresinde şişlik ve morluk görülmesi beklenebilir.
Bunların derecesi yapılan işleme ve kişisel iyileşme özelliklerine göre değişir ve zaman içerisinde azalır.
İlk iyileşme döneminin ardından birçok hasta sosyal hayatına dönebilir; ancak ödemin tamamen çözülmesi ve dokuların doğal görünümünü kazanması daha uzun sürebilir.
Özellikle kombine işlemlerde iyileşme süresi daha farklı olabilir.
Kontakt lens, makyaj, spor ve yoğun fiziksel aktiviteye dönüş zamanı yapılan cerrahiye ve iyileşmenin seyrine göre belirlenmelidir.
Üst göz kapağı cerrahisindeki kesi mümkün olduğunca göz kapağının doğal katlantısına yerleştirilir.
Alt göz kapağında transkonjonktival yaklaşım kullanıldığında kesi kapağın iç yüzünde bulunur. Cilt fazlalığının da tedavi edilmesi gereken bazı hastalarda kirpik hattına yakın dış kesi gerekebilir.
Kaş veya temporal cerrahilerde kesilerin yeri kullanılan tekniğe göre değişir.
Ameliyat sonrasında geçici uyuşukluk, gerginlik, göz çevresinde farklı hisler veya geçici kuruluk görülebilir.
İzlerin olgunlaşması ve duyusal değişikliklerin düzelmesi zaman alabilir.
Göz kapağı ve kaş cerrahisi de diğer cerrahi işlemler gibi risk taşır.
Kanama, enfeksiyon, ödem, yara iyileşmesi problemleri, belirgin iz, göz kuruluğu, asimetri, göz kapağının konumunda istenmeyen değişiklikler veya ek cerrahi gereksinimi oluşabilir.
Alt göz kapağında çekilme veya dışa dönme gibi pozisyon problemleri de olası komplikasyonlar arasındadır.
Görmeyle ilişkili ciddi komplikasyonlar çok nadir olmakla birlikte mümkündür ve göz çevresi cerrahisinin önemli riskleri arasında değerlendirilir.
Hastaya özgü riskler ameliyat öncesindeki muayene ve görüşmede ayrıntılı olarak ele alınır.
İnsan yüzünün sağ ve sol tarafı doğal olarak tamamen aynı değildir. Gözlerin büyüklüğü, kaşların yüksekliği ve göz kapaklarının açıklığı arasında ameliyat öncesinde de farklılıklar bulunabilir.
Cerrahinin amacı bu milimetrik farklılıkların tamamını ortadan kaldırarak matematiksel simetri yaratmak değildir.
Aynı şekilde göz kapağı cerrahisi yüzün doğal yaşlanmasını durdurmaz.
Hedef, belirgin problemlerin azaltılması ve iki gözün yüzün bütünü içerisindeki dengesinin iyileştirilmesidir.
Ameliyat sonrasındaki kontrollerde kesi bölgeleri, ödem, göz kapağının konumu ve iyileşme süreci değerlendirilir.
Dikişlerin alınma zamanı kullanılan cerrahi tekniğe göre değişebilir.
Erken dönemdeki şişlik ve asimetriler nihai sonuç olarak değerlendirilmemelidir. Dokuların yerleşmesiyle birlikte sonuç zaman içerisinde daha net hale gelir.
Uzun dönem takip, özellikle kombine göz kapağı ve kaş cerrahilerinde sonucun doğru değerlendirilmesine yardımcı olur.
Blefaroplasti gözlerimin şeklini değiştirir mi?
Temel amaç göz şeklini değiştirmek değil, mevcut anatomiyi koruyarak deri fazlalığı, torbalanma veya diğer yaşlanma bulgularını düzeltmektir. Ancak her cerrahi müdahalede olduğu gibi göz kapağının görünümünde değişiklik oluşur ve sonuç kişisel anatomi ile iyileşmeye bağlıdır.
Üst göz kapağı ameliyatı mı, kaş kaldırma mı gerekir?
Bu ayrım muayenenin en önemli noktalarından biridir. Kaş düşüklüğünün üst kapaktaki ağırlığa katkısı varsa yalnızca deri çıkarmak yeterli olmayabilir. Bazı hastalarda blefaroplasti, bazılarında kaş cerrahisi, bazılarında ise kombinasyon değerlendirilebilir.
Alt göz kapağında dışarıdan iz olmadan ameliyat yapılabilir mi?
Uygun hastalarda transkonjonktival yaklaşım sayesinde kesi alt göz kapağının iç yüzünden yapılabilir. Ancak bu yöntem her hasta için uygun değildir.
Göz altı torbaları ameliyatla tamamen alınır mı?
Her hastada yağ dokusunu tamamen çıkarmak hedeflenmez. Bazı durumlarda yağın azaltılması, bazı durumlarda yeniden konumlandırılması daha uygun olabilir. Amaç göz altında çökük veya aşırı boşaltılmış bir görünüm oluşturmadan dengeli bir geçiş sağlamaktır.
Göz altı çukurluğu da aynı ameliyatta düzeltilebilir mi?
Uygun hastalarda yağın yeniden konumlandırılması veya yağ transferi gibi yöntemler değerlendirilebilir. Hangi yaklaşımın uygun olduğu göz altı ve orta yüz anatomisine bağlıdır.
Botoks kaş kaldırmanın veya blefaroplastinin yerini tutabilir mi?
Botulinum toksin bazı hastalarda kaş konumunda sınırlı değişiklik sağlayabilir ancak deri fazlalığını veya belirgin anatomik düşüklüğü cerrahiyle aynı şekilde düzeltmez. İki yöntemin kullanım amacı farklıdır.
Ameliyattan sonra gözlerim çok çekik veya şaşkın görünür mü?
Cerrahi planlamada amaç kişinin doğal göz şeklini ve ifadesini korumaktır. Erken dönemdeki şişlik nedeniyle göz çevresinin görünümü geçici olarak farklı olabilir.
Sonuç kalıcı mıdır?
Ameliyatla düzeltilen dokular uzun dönemli bir değişiklik gösterebilir; ancak operasyon yaşlanmayı durdurmaz. Kaş, kapak ve çevre dokular yıllar içerisinde doğal yaşlanma sürecine devam eder.
Göz kapağı ve kaş cerrahisi değerlendirmesi için Antalya veya Doha’da Dr. Atilla Fesli ile görüşme planlanabilir.
Görüşmenin temel amacı yalnızca “ne kadar deri çıkarılacağına” karar vermek değildir.
Üst ve alt göz kapakları, kaşların konumu, temporal bölge, göz altı oluğu ve gerektiğinde orta yüz birlikte değerlendirilerek problemin kaynağı belirlenir ve kişiye özgü tedavi seçenekleri konuşulur.
Göz çevresi estetiğinde birkaç milimetre bile ifadeyi değiştirebilir.
Bu nedenle amaç daha fazla deri veya yağ çıkarmak değil; doğru dokuda, doğru miktarda değişiklik yaparak daha dinlenmiş bir görünüm elde ederken kişinin bakışını ve yüz kimliğini korumaktır.
Dr. Atilla Fesli
Natural. Balanced. Still You.
Op. Dr. Atilla Fesli
Antalya, Türkiye