https://atillafesli.com/
Skip to contentYüze yağ transferi yalnızca hacim eklemek amacıyla kullanılan bir yöntem değildir. Yaşlanma, kilo değişiklikleri veya kişisel yüz anatomisine bağlı olarak ortaya çıkan yanak, şakak, göz altı ve diğer hacim eksiklikleri, uygun hastalarda kişinin kendi yağ dokusu kullanılarak desteklenebilir.
Yağ enjeksiyonunda amaç yüzü mümkün olduğunca doldurmak değil; kaybedilen veya yetersiz olan hacmi yüz anatomisine uygun şekilde yeniden dağıtarak doğal geçişleri desteklemektir.
Nanofat ise klasik yapısal yağ transferinden farklı olarak belirgin hacim oluşturmak amacıyla değil, uygun hastalarda cilt kalitesini desteklemeye yönelik tamamlayıcı bir uygulama olarak değerlendirilebilir.
Transfer edilen yağın ne kadarının uzun dönemde kalacağı kişiden kişiye değişir ve bir bölümü iyileşme sürecinde azalabilir. Bu nedenle kesin kalıcılık, belirli bir tutma oranı veya “kök hücrelerle garanti edilmiş gençleşme” gibi ifadeler doğru değildir.

Yüze yağ enjeksiyonunun temel amaçlarından biri yaşlanma veya anatomik özellikler nedeniyle hacim kaybı bulunan bölgelerin desteklenmesidir.
Şakaklar, yanaklar, orta yüz, göz altı geçişleri ve hastanın anatomisine göre farklı yüz bölgeleri değerlendirilebilir.
Ancak yüz gençleştirme yalnızca hacim eklemek anlamına gelmez.
Yağ transferinin nerede, hangi miktarda ve hangi anatomik planda kullanılacağı yüzün bütünü değerlendirilerek belirlenmelidir.
Amaç daha dolgun bir yüz oluşturmak değil, yüzün doğal oranlarını ve geçişlerini koruyarak ihtiyaç duyulan bölgeleri desteklemektir.
Yüzünde hacim kaybı bulunan veya belirli anatomik bölgelerde yapısal destek ihtiyacı olan kişiler yağ transferi açısından değerlendirilebilir.
Yaşlanmayla birlikte şakak veya yanak hacmi azalmış, orta yüz geçişleri değişmiş ya da göz altındaki hacim eksikliği belirginleşmiş hastalarda uygunluk değerlendirilebilir.
Ayrıca kişinin vücudunda alınabilecek yeterli miktarda uygun yağ dokusunun bulunması gerekir.
Genel sağlık durumu, cilt ve yüz anatomisi, daha önce yapılan cerrahi veya cerrahi dışı uygulamalar ve hastanın beklentileri birlikte değerlendirilir.
Her yüzdeki yaşlanma belirtisinin çözümü yağ enjeksiyonu değildir.
Temel problem belirgin deri ve derin doku sarkmasıysa yalnızca hacim eklemek yeterli olmayabilir. Hatta yanlış hasta seçiminde gereğinden fazla hacim eklenmesi yüzün daha ağır görünmesine neden olabilir.
Belirli bölgelerdeki sorunlar da yalnızca hacim eksikliğinden kaynaklanmayabilir. Örneğin göz altı görünümünde deri kalitesi, torbalanma, anatomik oluklar ve orta yüz desteği birlikte rol oynayabilir.
Bu nedenle “hacim kaybı varsa yağ ekleyelim” şeklinde standart bir yaklaşım yerine problemin kaynağının belirlenmesi gerekir.
Yüze yağ enjeksiyonu planlanırken yüz tek tek bölgeler halinde değil, bir bütün olarak değerlendirilir.
Şakaklar, elmacık kemiği ve yanak bölgesi, orta yüz, göz altı geçişleri, nazolabial bölge, çene hattı ve yüzün genel hacim dağılımı incelenir.
Sağ ve sol taraf arasındaki doğal asimetriler de değerlendirilir.
Daha önce uygulanmış dolgu, yağ enjeksiyonu, enerji bazlı işlemler veya yüz cerrahileri planlama açısından önem taşıyabilir.
Aynı zamanda yağın alınabileceği donör bölgenin uygunluğu da değerlendirilir.
Yağ transferinde hastanın kendi yağ dokusu genellikle karın, bel, uyluk veya uygun başka bir bölgeden alınır.
Alınan yağ dokusu işlenerek kullanım amacına göre hazırlanır ve yüzün belirlenen bölgelerine kontrollü şekilde transfer edilir.
Farklı anatomik bölgeler farklı miktarlar ve farklı enjeksiyon planları gerektirebilir.
Dr. Atilla Fesli’nin yaklaşımında temel hedef mümkün olduğunca fazla yağ vermek değil; yüzün anatomik yapısını ve doğal oranlarını dikkate alarak gerekli bölgeye gerekli desteği sağlamaktır.
Nanofat, alınan yağ dokusunun farklı şekilde işlenerek daha ince bir yağ dokusu ürünü haline getirilmesiyle elde edilir.
Klasik yağ transferinde amaç belirli bölgelerde yapısal hacim oluşturmak olabilirken, nanofat uygulamasında temel hedef hacim oluşturmak değildir.
Nanofat uygun hastalarda cilt kalitesinin desteklenmesi amacıyla değerlendirilebilir.
Bu nedenle klasik yağ enjeksiyonu ile nanofat aynı işlem olarak düşünülmemelidir.
Nanofat ile ilgili içeriklerde kullanılan terminoloji önemlidir.
Yağ dokusunda çeşitli hücresel bileşenler bulunmasına rağmen nanofat uygulamasını hastaya “kök hücre tedavisi” veya “kök hücrelerle garantili gençleşme” şeklinde sunmak doğru değildir.
Klinik sonuçlar kullanılan teknik, kişinin dokuları, uygulama alanı ve iyileşme yanıtı dahil birçok değişkenden etkilenebilir.
Bu nedenle Dr. Atilla Fesli’nin yaklaşımında nanofat, uygun hastalarda cilt kalitesini desteklemek amacıyla değerlendirilebilecek bir yöntem olarak ele alınır.
İki yöntemin ortak noktası belirli bölgelerde hacim desteği sağlayabilmeleridir ancak kullanılan materyal ve uygulama süreçleri farklıdır.
Yağ transferinde hastanın kendi dokusu kullanılır ve bunun elde edilmesi için başka bir vücut bölgesinden yağ alınması gerekir.
Dolgu uygulamalarında ise kullanılan ürüne bağlı olarak daha farklı bir uygulama ve takip süreci söz konusudur.
Yağ transferinin bir bölümünün zaman içerisinde emilmesi mümkündür. Dolguların özellikleri ve kalıcılık süreleri ise kullanılan ürüne göre değişir.
Bu nedenle “hangisi daha iyi?” yerine “bu hasta ve bu anatomik problem için hangisi daha uygun?” sorusuna cevap aranmalıdır.
Transfer edilen yağın tamamının kalması beklenmez.
Yağ hücrelerinin bir bölümü yeni bölgede dolaşım kazanarak yaşamaya devam ederken bir bölümü iyileşme döneminde emilebilir.
Tutma oranı; hastanın dokularına, transfer edilen bölgeye, kullanılan tekniğe ve bireysel iyileşme özelliklerine bağlı olarak değişebilir.
Bu nedenle ameliyat öncesinde kesin bir “%X oranında yağ kalacak” garantisi vermek doğru değildir.
Gerekli durumlarda ve uygun hastalarda ilerleyen dönemde ek uygulama değerlendirilebilir.
Anestezi yöntemi uygulanacak işlemin kapsamına göre değişebilir.
Sınırlı yağ transferleri uygun hastalarda lokal anestezi veya sedasyonla gerçekleştirilebilirken, yüz germe gibi başka bir cerrahiyle birlikte uygulanıyorsa genel anestezi altında yapılabilir.
Yağın alınması, hazırlanması ve transfer edilmesi uygun steril koşullarda gerçekleştirilmelidir.
Anestezi planı hastanın sağlık durumu ve gerçekleştirilecek işlemlerin kapsamına göre belirlenir.
Yüze yağ transferi sonrasında uygulama bölgelerinde şişlik, morluk ve hassasiyet görülebilir.
Yağ alınan donör bölgede de şişlik, morluk veya hassasiyet oluşabilir.
Özellikle ilk günlerde yüzde görülen hacmin tamamı transfer edilen yağın nihai hacmi değildir. Ödem azaldıkça yüzün görünümü değişir ve transfer edilen yağın bir bölümü iyileşme sırasında emilebilir.
Bu nedenle sonucu erken dönemde değerlendirmek doğru değildir.
Dokuların yerleşmesi ve sonucun daha net değerlendirilmesi zaman alır.
Yağ transferi tamamen girişimsiz bir işlem değildir.
Yağın alınması ve transfer edilmesi için küçük kanül giriş noktaları gerekir. Bunlar mümkün olduğunca az görünür bölgelerde planlanır.
Donör bölgede de liposuction için küçük giriş kesileri bulunabilir.
İşlem sonrasında yüzde veya yağ alınan bölgede geçici uyuşukluk, hassasiyet veya farklı duyusal hisler oluşabilir.
İzlerin görünümü ve duyusal değişikliklerin düzelme süresi kişiden kişiye farklılık gösterebilir.
Yüze yağ enjeksiyonu da diğer tıbbi ve cerrahi işlemler gibi risksiz değildir.
Şişlik, morluk, enfeksiyon, kanama, asimetri, kontur düzensizliği, yağın beklenenden fazla emilmesi, yetersiz veya fazla hacim ve yağ nekrozu gibi komplikasyonlar görülebilir.
Bazı bölgelerde küçük nodüller veya düzensizlikler oluşabilir.
Yüz enjeksiyonlarında damar anatomisi özellikle önemlidir. Damar içine istemsiz enjeksiyon gibi nadir ancak ciddi komplikasyonlar mümkündür. Uygulama bölgesine göre doku hasarı, görmeyle ilişkili ciddi sonuçlar veya başka vasküler komplikasyonlar gelişebilir.
Bu nedenle yüz yağ transferi yalnızca hacim oluşturma işlemi olarak değil, ayrıntılı yüz anatomisi bilgisi gerektiren cerrahi bir uygulama olarak değerlendirilmelidir.
Uygun hastalarda evet.
Yüz yaşlanmasında sarkma ve hacim kaybı aynı anda bulunabilir. Yüz germe aşağı doğru yer değiştirmiş dokuları yeniden konumlandırmayı hedeflerken yağ transferi belirli bölgelerdeki hacim eksikliğini desteklemek amacıyla kullanılabilir.
Bu iki yaklaşım farklı anatomik problemleri hedeflediğinden uygun hastalarda birbirini tamamlayabilir.
Ancak her yüz germe hastasının yağ transferine ihtiyacı yoktur.
İnsan yüzü doğal olarak tamamen simetrik değildir.
Yağ transferi mevcut asimetrilerin azaltılmasına yardımcı olabilir ancak matematiksel olarak kusursuz simetri oluşturmaz.
Aynı zamanda transfer edilen yağın sağ ve sol tarafta tamamen aynı biyolojik davranışı göstereceği garanti edilemez.
Yaşlanma da işlem sonrasında devam eder.
Amaç yüzün her bölgesini doldurmak veya tamamen pürüzsüz hale getirmek değil; yüzün doğal anatomisi içerisinde daha dengeli geçişler oluşturmaktır.
İlk kontrollerde yüz ve donör bölgedeki şişlik, morluk, cilt ve yumuşak dokular değerlendirilir.
Erken dönemde görülen hacim nihai sonuç olarak kabul edilmez.
Ödem azaldıkça ve transfer edilen dokunun iyileşme süreci ilerledikçe sonucun değerlendirilmesi daha anlamlı hale gelir.
Uzun dönem takipte hacim dağılımı, asimetriler ve hastanın genel yüz yaşlanma süreci birlikte değerlendirilebilir.
Yüze yağ enjeksiyonu nedir?
Hastanın kendi vücudundan alınan yağ dokusunun hazırlanarak yüzde hacim veya yapısal destek gereken bölgelere transfer edilmesidir.
Yağ nereden alınır?
Karın, bel veya uyluk gibi yeterli yağ dokusu bulunan uygun bir donör bölge tercih edilebilir. Bölge hastanın anatomisine göre belirlenir.
Yağ enjeksiyonu yüzümü şişkin gösterir mi?
İlk dönemde ödem nedeniyle yüz daha dolgun görünebilir. Uzun dönem hedef ise mümkün olduğunca fazla hacim oluşturmak değil, gerekli bölgelerde dengeli destek sağlamaktır.
Yağın tamamı kalıcı mıdır?
Hayır. Transfer edilen yağın bir bölümü iyileşme sürecinde emilebilir. Kalan miktar kişiden kişiye değişir ve kesin bir tutma oranı garanti edilemez.
Yağ enjeksiyonu tekrar yapılabilir mi?
İlk sonucun yeterli iyileşme süresinden sonra değerlendirilmesinin ardından gerekli ve uygun görülürse ek yağ transferi düşünülebilir.
Nanofat nedir?
Yağ dokusunun farklı şekilde işlenerek daha ince bir ürün haline getirilmesidir. Klasik yağ transferinden farklı olarak temel amacı belirgin hacim oluşturmak değildir.
Nanofat yüzü doldurur mu?
Nanofat esas olarak belirgin yapısal hacim oluşturmak amacıyla kullanılmaz. Hacim desteği gerektiğinde farklı yağ transferi teknikleri değerlendirilir.
Nanofat kök hücre tedavisi midir?
Nanofatın doğrudan “kök hücre tedavisi” olarak tanımlanması yanıltıcı olabilir. Yağ dokusunun biyolojik bileşenleri üzerine çalışmalar bulunmakla birlikte hastaya kök hücrelerle garanti edilmiş gençleşme şeklinde sunulmamalıdır.
Nanofat cildi kesin olarak gençleştirir mi?
Kesin bir sonuç garanti edilemez. Uygun hastalarda cilt kalitesini destekleme amacıyla değerlendirilebilir; elde edilecek değişiklik kişisel özelliklere ve uygulamaya göre farklılık gösterebilir.
Yağ enjeksiyonu mu dolgu mu daha doğal görünür?
Doğal görünümü yalnızca kullanılan materyal belirlemez. Doğru hasta seçimi, miktar, uygulama bölgesi ve yüz oranlarına uygun planlama daha belirleyicidir. Her iki yöntem de doğru veya yanlış kullanıldığında farklı sonuçlar oluşturabilir.
Göz altına yağ enjeksiyonu yapılabilir mi?
Uygun hastalarda değerlendirilebilir. Ancak göz altı anatomik olarak hassas bir bölgedir ve her göz altı çöküklüğünün çözümü yağ transferi değildir. Torbalanma, deri ve orta yüz desteği birlikte değerlendirilmelidir.
Yüze verilen yağ kilo alıp vermekten etkilenir mi?
Yeni bölgede yaşayan yağ hücreleri vücudun diğer yağ hücreleri gibi kilo değişikliklerinden etkilenebilir. Belirgin kilo artışı veya kaybı uzun dönem hacmi değiştirebilir.
Yüz germe sırasında yağ enjeksiyonu yapılabilir mi?
Uygun hastalarda yapılabilir. Özellikle sarkmaya hacim kaybının da eşlik ettiği durumlarda iki yöntem farklı anatomik sorunları aynı plan içerisinde ele alabilir.
Sonucu ne zaman değerlendirebilirim?
İlk haftalardaki şişlik ve hacim nihai sonucu göstermez. Ödemin azalması ve transfer edilen yağın biyolojik olarak yerleşmesi için zaman gerekir; değerlendirme iyileşme sürecine göre yapılmalıdır.
Yüze yağ enjeksiyonu veya nanofat uygulaması için Antalya veya Doha’da Dr. Atilla Fesli ile görüşme planlanabilir.
Görüşmede yalnızca “Yüzün neresine yağ verelim?” sorusuna cevap aranmaz.
Yüzdeki hacim dağılımı, cilt kalitesi, yaşlanma biçimi, mevcut asimetriler, göz altı ve orta yüz anatomisi ile daha önce uygulanmış cerrahi veya cerrahi dışı işlemler birlikte değerlendirilir.
Böylece yapısal yağ transferinin, nanofat uygulamasının, farklı bir tedavinin veya bunların cerrahi bir işlemle kombinasyonunun uygun olup olmadığı belirlenebilir.
Yüz gençleştirmede amaç yüzü doldurmak değildir.
Amaç, kaybedilen hacmi ve yüzün doğal anatomisini birlikte değerlendirerek doğru bölgeye, doğru miktarda ve kişiye özgü bir destek planlamaktır.
Nanofat ise bir gençlik garantisi değil; uygun hastalarda cilt kalitesini desteklemek amacıyla değerlendirilebilecek tamamlayıcı seçeneklerden biridir.
Dr. Atilla Fesli
Natural. Balanced. Still You.
Op. Dr. Atilla Fesli
Antalya, Türkiye